Haberler

ISDS mahkemeleri geleceğimiz için bir tehdit oluşturuyor!

Bu, dünyanın dört bir yanından 50’den fazla ülkeden 450 Sivil Toplum Kuruluşu’nun dünya hükümetlerine yaptığı ortak çağrının bir ifadesidir. Şirketler, kârlarını olumsuz etkileyebileceğinden korktukları yasalar nedeniyle ulusal hukuk sisteminin dışında hükümetlere dava açmak için gizlice, kısa adı İSDS olan Yatırımcı-Devlet Uyuşmazlık Çözümü olan mahkemeleri kullanıyorlar.

İmzacılar; özellikle fosil yakıt şirketlerinin, hükümetleri çevreyi kirleten yakıtlara karşı çabaları geri almaya zorlamak için ISDS mahkemelerini aşırı derecede istismar eden baltalayıcı ve egemenliği kısıtlayıcı olduklarını söylüyorlar.

En az 1440 dava

Şu anda, büyük şirketlerin dünya genelinde başlattığı, kamuoyuna açık 1440 ISDS davası bulunmaktadır. STK’lara göre, petrol ve doğalgaz şirketleri ISDS mahkemelerinin en büyük kullanıcıları olmakla birlikte, bugüne kadar 86.745.450.000 milyar dolar üzerinde tazminat kazanmışlardır.

Hollandalı STK SOMO, büyük şirketlerin ISDS mahkemeleriyle Hollanda ticaret ve yatırım anlaşmalarını kullanarak açtığı 140 kamuoyuna açık davanın bir veritabanını oluşturmuştur.

Veritabanındaki birçok dava, büyük çokuluslu şirketlerin Hollanda ticaret ve yatırım anlaşmalarını kullanarak dünya genelindeki devletlere dava açtığını ve toplam 113 milyar dolarlık tazminat talebinde bulunduğunu göstermektedir; bu miktarın 20 milyarı, seçilmiş politikacıların, kârlarını tehdit eden yasalar çıkarması nedeniyle şirketlere tazminat olarak ödenmiştir. Hollanda devleti de ISDS mahkemesinde çokuluslu şirketler tarafından yargılanmıştır.

Petrol ve doğalgaz devleri Shell ve ExxonMobil, Hollanda hükümetinin iklim kriziyle mücadele etmek için Groningen doğalgaz sahasını kapatma kararı nedeniyle milyarlarca dolarlık gelir kaybı tazminatı talep ediyor.

Alman enerji şirketleri RWE ve Uniper ise, Hollanda hükümetinin 2030 yılına kadar kömürden enerji üretimini aşamalı olarak sonlandırma kararı nedeniyle dava açtı. İki şirket toplam 2,4 milyar euro tazminat talep ediyor.

Yeşil geçişi ve demokrasiyi tehdit ediyor

Bildiriyi destekleyen birçok STK, büyük şirketlerin milyar dolarlık tazminat talepleri ve sadece dava tehdidi bile, özellikle dünyanın yoksul ülkelerinde kamu bütçeleri için ciddi bir tehdit oluşturuyor ve hükümetlerin örneğin yeşil geçiş gibi konularda siyasi kararlar almaktan kaçınmasına neden oluyor, diye uyarıyor

ISDS mahkemeleri, “fosil yakıtlardan adil bir geçişe ve insanların ve gezegenin yararına olacak sosyal ve ekolojik bir geçişe yönelik acil ihtiyaca tehdit oluşturmaktadır […] Hakları baltalayan ve egemenliği ve kendi kaderini tayin etme hakkını sınırlayan son derece antidemokratik bir sistemdir,” diye yazıyor 450 STK ortak başvurularında.

Özellikle gelişmekte olan ülkeler bu parayı şirketlere tazminat ödemek yerine; toplumu ve doğayı koruma veya sosyal adalet için kullanmaları gerekirken– ISDS, uluslararası şirketlerin dünyanın tahribatını daha da artırmaları, cezasız kalmaları ve kamu maliyesini yağmalamaları için özel olarak tasarlanmış bir mekanizmadır ve kamu yararına yasa ve düzenlemelere engel teşkil etmektedirler.

Birçok ülke ISDS’ye son verilmesini istiyor

Birçok STK, dünya hükümetlerini ISDS mahkemelerinden kurtulmak için bir ülke koalisyonu kurmaya çağırıyor ve ülkeleri, ISDS ile yeni anlaşmalar imzalamayı bırakmaya, mevcut anlaşmaları feshetmeye ve soruşturma başlatmaya kararlı olmaya çağırıyorlar.

Türkiye ne yapıyor?

Yabancı yatırımcıların, ev sahibi devletin Türkiye, çok sayıda ülke ile imzaladığı – BİTS- İkili Yatırım Anlaşmaları kapsamında bu sisteme tabiidir. Bu güvence ile yatırımcılar teşvik edilir. Ama özellikle enerji sözleşmelerinde yaşanan uyuşmazlıklar nedeniyle davalı taraf olabilir ve kamu bütçesinden tazminatlar ödenmesine yol açabilir.

Yöntem Haber Merkezi