Haberler

ABD ve Küba: Nefret ve Sevgiyle Dolu Bir 1 Mayıs

1 Mayıs’ta ABD Başkanı Donald Trump, Küba’ya ve Küba ile ticaret yapan veya yatırım yapan kişi, şirket ve devletlere karşı yeni bir yaptırım kararnamesi yayınladı. Trump ve Washington’ın Küba’ya olan nefreti o kadar güçlü ve kör ki, dünyadaki hiçbir avukat Beyaz Saray web sitesinde okunabilen yeni kararnamenin içeriğini anlayıp açıklayamıyor. Ancak kararname muhtemelen korku ve belirsizlik yaymayı hedefliyor.

Öte yandan, 1 Mayıs’ta  çoğu Havana’da olmak üzere 5 milyondan fazla Kübalı, adanın dört bir yanında gösterilere ve etkinliklere katıldı; dayanışma, vatanseverlik ve sevgi duyguları güne damgasını vurdu. 1 Mayıs’a kadar geçen günlerde nüfusun %80’i devrimi ve sosyalizmi savunma sözü verdi.

Trump’ın Küba’ya karşı ablukayı tekrar tekrar sıkılaştırmasının gerekçesi, Küba’nın “Amerika Birleşik Devletleri’nin güvenliği için alışılmadık ve olağanüstü bir tehdit” olduğu iddialarıdır. Trump, Küba’yı ‘komünist propaganda’ ile bölgeyi istikrarsızlaştırmakla, Hamas, Hizbullah ve Kolombiya ELN’sinden teröristleri barındırmakla, Rusya ve/veya Çin’in Küba’da elektronik casus üsleri bulundurmakla suçluyor.  Küba tüm bu suçlamaları reddediyor.

Ancak 1 Mayıs haftasında, 36 ülkeden 700’den fazla konuk, dayanışma  ve birlik gösterisi için Havana’da açık ve barışçıl bir şekilde bir araya geldi. Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, 2 Mayıs’ta yaptığı konuşmada şunları söyledi: ‘’Küba bir barış ülkesidir ve bizi Amerika Birleşik Devletleri’nin güvenliğine tehdit olarak nitelendirecek hiçbir kanıt yoktur’’. Diaz-Canel, Küba’nın çatışmaları ve anlaşmazlıkları çözmek için Amerika Birleşik Devletleri ile görüşmelere hazır olduğunu yineledi.

‘’ Küba’nın tek talebi, görüşmelerin ülkelerin egemenliğine ve bağımsızlığına karşılıklı saygı çerçevesinde yapılmasıdır. Küba ordusu hiçbir şekilde Amerika Birleşik Devletleri’nin güvenliğine tehdit oluşturmaz. Savunma amaçlı bir savunmadır. 1980’lerin sonlarından beri Küba’nın savunma doktrini “Bütün Halkın Savaşı” olarak adlandırılmıştır. Bu, ülkeye karşı askeri bir saldırı durumunda tüm Kübalıların iyi tanımlanmış bir görevi olduğu anlamına gelir ve bunu onur olarak görürler.’’

Washington ve Havana arasında müzakere veya diyalog olasılığı, uluslararası medyada sık sık spekülasyon konusu olmaktadır. Hemen hemen tüm büyük medya kuruluşları, Küba’nın bir çöküşle, sistem değişikliğiyle –rejim değişikliği olarak adlandırılan bir süreçle– karşı karşıya olduğu konusunda hemfikir. Küba’nın enerji, üretim, gıda, ulaşım, tıp ve sağlık hizmetleriyle ilgili sorunlarının o kadar büyük ve çözümsüz olduğu, devrimin ve sosyalizmin sonunun sadece bir zaman meselesi olduğu görüşündeler.

Bu arka plan karşısında, büyük medya kuruluşları Havana ve Washington arasında gizli temaslar hakkında yazıyor; sanki Küba’dan müzakereciler, “teslim olma” tekliflerini “hoşgörü” ve yaptırımların kaldırılması karşılığında temkinli bir şekilde sunacaklarmış gibi gösteriliyor. Özellikle Florida’nın önde gelen günlük gazetesi Miami Herald, sayfalarca Küba’nın yakın zamanda çökeceği hakkında spekülasyonlar  yapıyor ve birçok uluslararası gazetenin de Miami Herald’dan haber aldığı görülüyor.

Florida gazetesinin en sevdiği haber ise  Raul Castro’nun en büyük torunu Raúl Guillermo Rodriguez Castro’nun, rejim değişikliği durumunda Castro ailesinin ve Küba’nın yeni imparatorluğunun çıkarlarını güvence altına almaya çalışacak “gizli müzakereci” olarak atanmasıdır. Gazete, “Raulito” veya “Yengeç” (lakabı) hakkında haberler yapıyor. Bölgedeki ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptığı görüşmeleri ve uçuşları anlatıyor.

Raul Guillermo, üretim, turizm ve ticarette önemli rol oynayan büyük iş grubu GAESA’nın yöneticilerinden biri ve bu nedenle, Raul’un çok seyahat etmesi,  politikacılar ve iş insanlarıyla görüşmesi şaşırtıcı olamaz.. GAESA, Küba’nın savunmasıyla yakın bağları nedeniyle ABD abluka mevzuatı kapsamında da yaptırım altındadır.

Küba, ABD ile diyalog içinde olduklarını, sorunları çözmek ve farklılıkları açıklığa kavuşturmak için daha fazla görüşme ve müzakere istediklerini gizlemiyor. Sonuçta, alternatif, Küba’nın kaçınmak istediği sürekli bir saldırganlık ve silahlı çatışma tehlikesidir.

Yöntem Haber Merkezi