1 Mayıs adına Haymarket’i hatırla !
Aden BİLGE

Foto: Ege GÜLER
Üretimin, düşünmenin, emeğin ne olduğunu bilmeyenler; patron lakabıyla gelmiş başımıza üşüşmüş! Akbaba bile leşini beklerken bir emek verme durumu söz konusuyken, üretim araçlarına sahip olan burjuva sınıfı yaptırdığı işin süreci hakkında bir cümle dahi yazamayacak durumda. Patronların adına çalışmayı bıraktığınızda kendilerine yumurta dahi kıramazlar, hayatta kalma şansları oldukça düşüktür; ellerindeki maddi birikime, onları alkışlayan kitleye ve tuhaf fantezilerine mahkumlardır.
Hepsinin ortak bir özelliği vardır, emir verirler, ne istediklerini bilmezler, elini sıkı sıkmayanı, kafası biraz eğik olanı, paraya ihtiyacı olanı gördüklerinde zorbaya dönüşürler.
Peki neden varlar? Çalışanları yönetmek için(!) Ancak bu konuda da pek başarılı olduklarını görmüyoruz. Aylarca işçilerin paralarını veremezler, mümkün olan en düşük maaliyette çalıştırarak “şirket”in, “kapital”in maksimum artı değer kazanmasını sağlarlar. Çünkü artı değer, artı satış demektir, artı satış daha fazla para, daha fazla para daha az vergi, daha az vergi de yine daha fazla gelir demektir.
Bu paralarla ne mi yapıyorlar? Okullarda öğrenciler sınıfta ısınamıyorken özel güvenlik görevlilerine 2.4 milyon liralık müdahale ve taktik eğitimi alıyorlar (Boğaziçi Üniversitesi, Kasım 2025 ihalesi) Bir ada ele geçirip çocuklara tecavüz ediyorlar (Epstein Olayları), işçilere 12 aylık emeğe 2 aylık maaş veriyorlar (Eskişehir Doruk Madencilik), yetmiyormuş gibi aç olduğunu dile getiren işçilere, halka, insanlara milyonlarca lirayla zehirli gaz(Oleoresin Capsicum özütü / biber gazı) satın alıyorlar, ülke adını verdikleri sanal topraklarda birbirlerine savaş açıyorlar.
Sonuç olarak ne yapıyorlar? Kendileri dahil, her kesimi, her sınıfı, her canlıyı katlediyor, işkence yapıyor, canlı cansız her şeye kalıcı zarar veriyorlar.
Peki biz ne yapıyoruz? Yaptıkları çirkin duvarları güzelleştiriyoruz, onların hayatta kaldıkları binaları, yemekleri, paraları üretiyoruz, canlıları koruyoruz, hayatta kalmaya çalışıyoruz. Burjuvayı var eden TÜM MATERYALLERİ biz üretiyoruz.
Kendi üretimimize kendimiz erişemiyoruz, arabayı üreten işçi ailesine ekmeğini zor alıyor. Neden? Çünkü üretimi yaptığımız araçlara sahip olanlar onlar, bizi çalıştıranlar onlar, üretimden çıkan geliri de üretimin sonucunu da alan, yine onlar! O yüzden ne diyorduk, halk, kendi üretim araçlarını kendi eline alana kadar bu çıkmaz açılmayacak.
Akbabalar için leş yiyicilik bir evrimsel gelişimin, hayatta kalınımın sonucudur, fakat burjuva sınıfı için bu, hayatta kalamayışın, beceriksizliğin, cehaletin ve tabii ki üretim araçlarının sahipliğinin sonucudur. Onlar hayatta kalamayacaklarını biliyorlar, yaşamak için değil, bunu gizlemek için zorbalık yapıyorlar.

